2 Haziran 2014 Pazartesi

A'dan Z'ye...


Merhaba 
Eşe, dosta, ahpaba iyi haber öldürülmedim; ak(!)lara kötü haber hala hayattayım.
Gezi Direnişi an(ama)ma törenlerinde yine çok sevdiğimiz plastik mermiler, bol acılı gaz ve kavurucu tazyikli su vardı.  Ama hata bizde, alacaktık elimize seccadeleri -birileri Sultanahmet'te öyle yaptı çünkü- öyle gidecektik. O zaman ne gaz ne su...

Bir basın açıklamasını, bir buket çiçeği bile tehtid olarak görmek anca bu hükümete ve onun kuklalarına yakışırdı zaten. Şu tesadüfe bakın ki bir belediye binasının açılışı 31 Mayıs'a denk gelmiş. Yersen...Belediye Binası açılışına katılan küçük adam meydan okumalarına ayran budalası topluluk önünde devam etmiş 
 " ...Güvenlik güçleri kesin talimat almıştır; gereği neyse a'dan z'ye yapılacaktır..."
Anlat şeker(!) oğlan anlat eğlenceli oluyor. 
Sayende sinmedim ama fena küfürbaz oldum bilesin:)
Neyse...

1 Haziran blogger buluşmasına katılacağımı daha önceden söylemiştim. Onunla ilgili de yazımı bugün yarın tamamlayacağım.

Buluşma sonrası dönüşte bir de ne görelim  Gaziosmanpaşa meydanı çevik polisten geçilmiyor. Buna ek bir de toma var tabi. Şaşırdık ne olduğunu da anlayamadık ve eve doğru ilerledik. Esnafa neler olup bittiğini sorduğumuzda "Kürtler ile Ülkücüler" birbirine girdi dediler.

Bugün de haber portallarına düşmüş yaşananlar. Olay " HDP'li bir grubun terörist başına özgürlük adı altında stand açmak istemesiyle başlamış. Bir süre sonra kimliği belirsiz bir grup stand kuranlara saldırmış ve yaralananlar olmuş. Ülkücü camia biz yapmadık demiş. HDP eş başkanı da olayın bir kontrgerilla operasyonu olduğunu bildiklerini, yapanların devlet aklını temsil ettiklerini, olayı birkaç tane organize olmayan çapulcunun yapmayacağını;bu çakalları, çapulcuları kullanan bir devlet aklı olduğunu" söylemiş. Polisin olaya müdahalede geciktiği söyleniyor.

Alıntıdır. ( http://www.objektifhaber.com/gaziosmanpasada-tehlikeli-gerginlik-249129-haber/ )

Ben kullandığı çapulcular ifadesine takıldım. Her zamanki gibi olayın kime kilitlenmek istediği ortada. 
Her zaman halkların kardeşliğinden yana olduğumu dile getiren biriyim. Ama bu teröristleri affettiğim anlamına gelmiyor.  Açılım adı altında rtenin ağızlarına çaldığı bal acı gelmeye başladı galiba.
 Tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil.
Ülkücülerin biz yapmadık demelerine şaşırmadım zaten. rte teröristlerle kolkola fotoğraflar çektirirken, şarkılar söylerken, kürdistan derken, memlekette teröristler yolları zaptetmişken ağızlarını açmadılar, protesto etmediler de şimdi mi edecekler. Peh...Kürsüden laf salatası yapmakla olmuyor milliyetçilik. O olsa olsa içi boşaltılmış vatanseverliktir.

Bugünün beni sevindiren haberi Yalova seçim sonucu oldu. Yine birileri vızıldamaya başlamış gerçi. Ama biliyoruz ki "yenilen pehlivan güreşe doymazmış"
:)
Sevgilerimle...

30 Mayıs 2014 Cuma

ikilem, provokasyon ve kelebekler...


Merhaba blogger dostları

Yarın 31 Mayıs ve Taksim' de şimdiden bir ohal (!) rüzgarı esmekte. Size daha önce de söylemiştim orada olacağım diye ancak annem benden bir istekte bulundu. Basında yer alan haberlerden yola çıkarak - malum sayısız polis ve 40 tan fazla toma söz konusu - gitmemizi istemiyor. İki gündür düşünüyorum, ki ben Gezi Direnişi esnasında anneme evde olduğumuzu söylememe rağmen alanda olan biriyim, kıyamıyorum ona. Cana kastetmekten çekinmeyen katiller sokaklarda olacak. Önü arkası bir ben varım ve bana bir şey olursa teselli bulacağı başka evladı yok:S... Henüz gitmeme kararımız netleşmedi, onu üzmekten korkuyorum sadece.

Koltuk korkusu kalbini taşlaştırmış kişilerin yaptıkları açıklamalar da annemin ve babamın korkularına tuz biber oluyor. Küçük adam rte dün itibariyle başörtülü bacısını yine ağzına doladı ve provokasyonlarına hiç vakit kaybetmeden başladı. A  man kafa, a düşünce yoksunu beyincik sahibi....Hala utanmadan ve arsızca yalanlarını oraya buraya savuruyorsun. Kuyruğundaki kafası uyuşmuşlar da ağızları açık ayran budalası gibi seni dinlemeye devam ediyorlar. Kimse çıkıp kral çıplak diyemiyor. O konuştukça benim kalbim sıkışıyor, acıyorum hala " camide içki içtiler, görüntüleri cuma günü yayınlayacağız" yalanlarına inananlara. Kaç cuma geçti ustada tık yok ama elinde başörtülü bacısı var, onu sakız yapar çiğner, en iyi yaptığı şey nasıl olsa.


Yarın biliyorum ki provokasyonun alası yapılacak. Yapacak olanları çok iyi biliyoruz. Bir çok insanın canını yakacaklar. Yine de paylaşmak istiyorum
Taksim Dayanışması' nın basına ve kamuoyuna duyurusudur:




Taksim Dayanışması olarak; Anayasa’ nın 34 üncü maddesinde ifadesini bulan, evrensel ölçütler bağlamında da hakkımız olduğuna kuşku bulunmayan ifade özgürlüğümüzü kullanmak, daha bugün kaybettiğimiz ELİF ÇERMİK’in ölümüne neden olan biber gazının yasaklanması başta olmak üzere tüm taleplerimizi dillendirmek; kazanımlarımıza sahip çıkmak, polis şiddeti ile sonsuzluğa uğurladığımız arkadaşlarımızın anmak ve ailelerine kulak vermek, Soma’da artık en gizlenemez hali ile ortaya çıkan iş cinayetlerine artık yeter demek ve açıklamamızı yapmak üzere 31 Mayıs saat 19.00’da Taksimdeyiz.
İstanbul Valisi olmak üzere tüm ilgilileri ve sorumluları, yurttaşların en temel demokratik haklarını kullanmalarına engel olmamaya, “hepimizin ortak kullanım ve yaşam alanı” olan olan meydanlarımızı, parklarımızı, sokaklarımızı ve tüm kamusal alanlarımızı düşman ordularından korurcasına abluka altına almaya, polis şiddeti ile yaşamsal taleplerimizi ifade etme hakkımızı bastırma ve kriminalize etme çabasına, halka ve evrensel hukuka karşı suç işlemeye son vermeye çağırıyoruz.
Şu memlekette kelebek kadar ömrümüz; yolda kim vurduya da gidebiliriz, sahte belgeler öne sürülerek hapse de atılabiliriz. Gerçi ikisinin birbirinden farkı yok, ölüme terkediliyoruz.

Yaşanan acılar sebebiyle içimden birşeyler yapmak gelmiyordu. Ama sonra dedim ki pes etmek olmaz. Renklere bile tahammülü olmayanlara renklerle cevap vermeli. Aldım elime malzemelerimi, kelebekleri ölümsüzleştirdim.


Ruhum özgür benim, fikrim özgür.
Siz isterseniz solcu, isterseniz komünist, isterseniz anarşist diyebilirsiniz. Bu beni ben olmaktan alıkoyamaz ki.



Sağlıcakla kalın
Sevgilerimle...


26 Mayıs 2014 Pazartesi

Mimli, sobeli ortaya karışık.


Hayat inadına(!) devam ediyor.


Sevgili Müjde Abla beni sobelemiş. Bakalım ne cevaplar vermişim:

*...Arkadaşınız şaçlarını boyatmış, hiç yakışmamış. "Nasıl olmuş?" diye sorunca ne dersiniz?

Bendeniz  "Hmm, değişik olmuş:P"

*...Evinizde hangisi olsun istersiniz? Seçeneklerimiz kedi, köpek, kuş ve diğer.

Bendeniz  "Hayatımın bir döneminde evimizde üçü birden vardı. Hepsini isterim hepsini :)"

*...İntikam 
a) Soğuk yenen bir yemektir.
b) Tatlıdır.
c) Gereklidir.
d) Gereksizdir.
e) Diğer (Açıklayınız.)

Bendeniz " Tatlıdır o tatlı."

*... Ülkeyi kötülerden temizlemek için hangisi olmak istersiniz?
a) Bir süper kahraman
b) Kill Bill' deki gelin
c) Cezalandırıcı
d) Diğer ( Hangisi açıklayınız)

Bendeniz  " Hattori hanzo kılıcı aşkına gelin tabiki"

Cevaplamak isteyen tüm blogger dostları tarafımdan sobelenmiştir, mimlenmiştir.
Sevgilerimle...


23 Mayıs 2014 Cuma

Ölmedi, katledildi.



Önümüz arkamız sağımız solumuz katil olmuş.
Başımız sağolsun, ışıklar içinde yat Uğur Kurt.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Duyuru...


Merhaba blogger ahalisi.
Memleketimizde yaşanan üzüntüler sebebiyle blog paylaşımlarıma ara verdim. 
Ancak daha öncesinden haberdar olduğum ve iştirak edeceğim bir blogger buluşması etkinliğinden bahsetmek istiyorum.
Sevgili Fidan Başaran'ın öncülüğünde 1 Haziran'da İstanbul'da gerçekleşecek olan etkinlik ile ilgili açıklamalar aşağıda paylaştığım linkte mevcuttur. Katılmak isteyenlere duyurulur.


Sevgilerimle...