10 Nisan 2014 Perşembe

Hmm uyku mu? O da ne?

Bir süredir uykusuzluk derdinden muzdaribim. Bir türlü uykum gelmiyor. Geceleri geç saatlere kadar zombi gibi dolanıyorum evin içinde:S.. Hain uyku!!! Hiç acıması da yok.


Geçtiğimiz Pazar günü annemlere rutin haftasonu ziyaretimizi yaparken önceden kalıbını çıkardığımız uyku gözlüklerine bir el atalım dedik. Aslında hep aklımdaydılar ama kavanozlar içerisinde kaybolunca ben, hayata geçmeleri biraz zaman aldı:) Çıkardık keçeleri, kestik, biçtik, diktik ve ortaya bunlar çıktı. Benim hoşuma gittiler, biraz unisex oldular gerçi:P ..Belki bir şapka ya da kurdele eklenerek farklılaştırılabilirler. Ama ben bu hallerini de sevdim. 

Bir de farkettim ki ben boş duramıyorum. Sürekli birşeylerle uğraşma çabası içerisindeyim. Annemlere her ziyarete gittiğimizde yeni birşey ile geri dönüyorum. Keramet bende değil baba evimde mi acaba:)

Gece ayakta olduğuma göre baykuş olmalıyım ben aslında, kedi değil. 
Gözlüğümü de takayım da tam olsun:P


Ve zombilikte annesini yalnız bırakmayan oğluşum Badem:)

İyi geceler blogger dostları...

7 Nisan 2014 Pazartesi

Fikrim hala hür benim.

Kuşlu, ruhu özgür birşeyler ile başlayacağım sonra kediler ile devam ederim:)


Buzlandırma efektini edineli uzun bir süre olmuştu ama bir türlü fırsat olmamıştı denemek için. Nihayet geçen hafta bu kuşlu buzlu kavanozlarımı tamamlayabildim. Blogda paylaşma zamanı biraz gecikti. 


Buzlandırma efekti kullanarak boyadığım cam kavanozlarda dekupaj ve hamur kabartma tekniklerini uyguladım. Buzlu görüntü hoşuma gitti; farklı renk denemelerini de yapacağım sanırım:)


Ve...
Kesin sonuçlar açıklanmadan yerel seçim hakkında yazmayacaktım ama baktım olacak gibi değil. Hukuk değil guguk baskın çıkınca yazıverdim gitti.

Yerel seçim parodisinin üzerinden tam bir hafta geçti. 
"şantaj, montaj, dublaj" triosunun biatta kusur etmeyenler üzerindeki 
etkisini,
"Hırsız var" diye bağırırken "paralelsiniz" diyen ustanın elinin ne kadar uzun olduğunu, 
Gencecik canların kanına bulanan ellerin, hain emeller uğruna seçim hileleri ile b...ka bulanmaktan çekinmediklerini,
Oy vermenin yetmediğini, oyu korumak için seferberlik ilan etmenin gerektiğini,
Reyinin peşinde koşturan, paralanan adam gibi adamları,
İleri demokrasinin trafosunu sabote eden kedileri (!) gördük.


Nihayetinde sonuçlarının farklı olmasını dilediğim bir yerel seçim idi. Çok yaklaşmıştık. Olmadı, oldurtmadılar. O kadar bilendiğim anlar oldu ki kendimden, yapabileceklerimden korktum. Umudumu, demokrasiye ve hukuka inancımı hala yitirmedim. İnanıyorum ki gün gelecek, insanlar oy vermeye giderken erzak dolaplarını düşünmeyecekler.

Pışttt!!!
Sözde %46 ile aklandığını sanan balkon güzeli, lafım sana.
"Memleket bir kurtlar sofrasına döndü mü, isyan haktır."

4 Nisan 2014 Cuma

Hmmm, kurabiye mi!

Merhaba
Blogger dünyası sayesinde tanıdığım ve severek takip ettiğin sevgili Aylin nam-ı diğer Topuklu Pollyanna süper bir çekiliş düzenlemiş. Hayallerinin peşinden giderek harika kurabiyeler hazırlıyor (hatırlarsanız daha önceden sizlere haberini vermiştim) ve Kurabiye Cafem' de bizlerin beğenisine sunuyor. 

Düzenlemiş olduğu çekiliş ile kazanana bu şirin mickey mouse kurabiyelerden hediye ediyor.


Çekilişin ayrıntıları burada

Ben bu şirin kurabiyelerin albenisine karşı koyamayarak çekilişe katıldım bile.
 Şansımız bol olsun.
Sevgiler...

3 Nisan 2014 Perşembe

Girizgah...

Hileleri ile meşhur olmuş 30 Mart seçimimiz (ya da seçemememiz mi demeliydim) hakkında bir yazı yazmak istiyorum aslında. Ama şu an gerçekleşmekte olan tekrar sayımlar sonuçlanmadan yazmayacağım. Çünkü şimdi kullanacağım sözler, o sözleri hak edenlere hafif gelebilir:) 


Pazar günü oyumuzun rengini belli etme görevini evde Badem' e, sandık başında ise Çarşı kaşkolu ile eşime verdik:)

Bugün günlerden 10marifet' miş benim için. Gerçekleştirdiğimiz ikinci çekimimiz de yayınlanmış. Cam çay tabağı üzerine dekupaj çalışması yapmıştık. 
Merak edenler için 


Bol çalkantılı gündemden ayrıbildiğim zamanlarda bol bol boya yapmaya devam ediyorum. Mümkün olsa da bir odamızı atölyeye çevirebilsem. Pek makbule geçerdi bana; çünkü artık malzemelerimi yerleştirecek yer bulamıyorum:S..İnsanın hobisi olması güzel birşey de tutku haline dönüşünce zor oluyormuş:)

"Melek" figürleri bu aralar pek revaçtaymış. Ben de birşeyler denedim. Hem boyadım hem lavantaladım:)




 Bir makalede okumuştum. Yıllardır dolaplarımızda, sandıklarımızda kullandığımız naftalin aslında bizler için çok zararlıymış. Ben kokusunu çok severim:(.. Naftalin yerine lavanta kullanılmasını öneriyor uzmanlar. Aslında düşününce mantıklı da geliyor. Sonuçta naftalin kimyasal bir madde. İnsanoğlu ne garip, hep zararlı şeyleri seviyor.




Pencereli kavanoz sevdam tam gaz devam ediyor. Artık her desene pencere gözüyle bakıyorum. Boyaması biraz zahmetli oluyor diğerlerine göre ama eğleniyorum yahu; değmeyin keyfime:)




Hobi dünyasını kasıp kavuran 3d krema efektini uzun zamandır merak ediyor ve kurs araştırması yapıyordum. Kursa gitmeden öğrenmek mümkün değildi çünkü yapanlar kullandıkları malzeme hakkında ser verip sır vermiyorlardı. Bu ilgiyi değerlendiren üç firma ise malzeme üretimine geçmiş, tamamlamış ve piyasaya sürmüş. Kusur kalır mıyım; hemen aldım:) Henüz deneme şansım olmadı ama yapılanları görünce ortaya çok keyifli şeyler çıktığı aşikar. Yapar yapmaz paylaşacağım.

Şimdilik kaçıyorum ben.
Sevgiler...

28 Mart 2014 Cuma

Video çekimim yayınlanmış:)

Merhaba

Havası kasvetli bir cuma günü benim için bir sürprizle başladı. Daha önce 10marifet.org için iki farklı video çekimi yaptığımızı söylemiştim hatırlarsanız. Videolardan bir tanesi bugün yayınlanmış, gözüm aydın:P

İzlemek isterseniz 

Tam kedi havası, kıvrılıp miskinlik yapmalık. Kedi olasım geldi çok fena. Bana da yer açın çocuklarım aranıza sıkışacağım:)


Sevgiler...

26 Mart 2014 Çarşamba

Biri magnet mi dedi?

Bizim zamanımızda kız çocukları genelde desenli kağıt peçete biriktirilerdi; ben hiç sevmezdim. Ne bileyim şimdi çok ihtiyacım olacağını:P.. İlkokul çağlarında minik çıkartmalar biriktirmekle başlayan tutkum ileriki yaşlarda kendini başka objelerde göstermeye başladı.

Kupalar, kedi figürleri falan derken ben özümü buldum; çılgın bir magnet toplayıcı oldum çıktım:) Gezilen tozulan yerlerden hatıra olarak alınanlar ( ki bunlar asla birer tane olmaz), eşten dosttan hediye olarak gelenler, sağda solda görüp "benim olmalı benim olmalı" diyerek aldığım birçok magnetimiz var.



Buzdolabımız artık aldı başını gidiyor, bulaşık makinasının kapağına da sulanmaya başladım. Magnet koleksiyonu yapan insanlar bir süre sonra boş alan bulmakta zorlandıkları için yeni birer buzdolabı kapağı alıyorlarmış:) Bize de o yol mu gözüküyor acaba bilemedim ben şimdi:P...İkea' da metal paneller görmüştüm belki onlar geçici olarak kurtuluş yolu olabilirler, Bakacağız artık. 

Hmm şimdi kafalarda bazı soru işaretleri görüyor olabilirim; dolabın kapağını temizlemek zor olmuyor mu diye. Evet!!! Çok zor oluyor:S Her seferinde hepsini yerlerinden sökülüyor, kapak siliniyor ve sonra tekrar yerleştiriliyor. Alıştım artık ben, cefası biraz var ama sefası güzel:)

Geçen hafta sonu havanın da güzel olmasını fırsat bilerek hem de eksilen malzemelerimi tazelemek için Eminönü'ne doğru yola çıktık. Ama önceden tedbirliyiz sabah dokuz buçukta yolda idik. Çünkü böyle güzel havalarda bir de haftasonu ise Eminönü mahşer yeri gibi oluyor. Gezmekten hiçbir zevk alamıyorsunuz. Malzeme alışverişini tamamladıktan sonra evde boş duran bir vazo ve fanus için terrarium yapma planımız vardı. Ancak tüm sukkulentlerimizi ilk yaptığımızda kullandığımız için yenilerine ihtiyacımız vardı. İstikamet çiçekçiler tabiki:)

Onu mu alsam bunu mu alsam derken hepsini bir kez elden geçirdik sukkulentlerin. Sağolsun çiçekçi ile artık ahbap çavuş ilişkimiz olduğu için pek sıkıntı yaşamıyoruz:) Gözümüze gönlümüze hitap edenleri aldık ve evin yolunu tuttuk. Ortaya işte bunlar çıktı.


Pembiş çiçekleri bir harikaydı bunun, rengine vurulup aldık. Bir sürü de tomurcuğu var, bir süre bize yetecek rengi:)


Bu da diğer fanusumuz. Biraz küçük olduğu için pek istediğimiz gibi olmadı aslında ama bakalım aklımızda birkaç şey var yakında uygulayıp onları da paylaşacağım.



Çiçeklerinin açılmasını heyecanla bekliyorum.


Ve malum twitter yasağına sinirlendiğim için paylaşmayı ertelediğim yeni kanaviçelerim.




Kavanoz kapaklarına şapka olacak bu minikler. 
Hep kavanozlara boya ile ruh katacak değiliz ya biraz da böyle deneyelim:)

Sevgiyle kalın...