22 Eylül 2014 Pazartesi

18 Eylül 2014 Perşembe

Beşinciye geri sayım.....

21 Eylül Pazar günü, sevgili Fidan Başaran tarafından organize edilen blogger buluşmalarının 5.sine katılacağım. Ayrıntılar için tık tık.

Bu sefer yalnız kovboy olarak değil, beraberimde kalabalık bir ekip götürüyorum; annem ve süslü tombul  kuşlarımız.
Organizasyon için minik bir çalışmam söz konusu.


İlk olarak rengarenk organze kurdeleler ile haşır neşir oldum. Sonra tombul kuşlar ile...


Tombullar ile fiyonklar buluşunca fena olmadılar bence.
Son halleri buluşma ertesine kalsın sürpriz bozulmasın..:)




8 Eylül 2014 Pazartesi

İşler güçler...

Merhaba blogger dostlarım!
Bugün İstanbul'da hava kasvetli ve yağmurlu olmasına rağmen acayip enerji doluyum.Ki ben yağmurdan hoşlanmıyorum. Hayıra yorayım bari.

Hafta sonundan itibaren eşimle birlikte spor yapmaya başladık. Öncesinde ikimiz de bireysel olarak yapıyorduk; birlikte olunca daha keyifli oluyormuş. 
Eşim bir süredir crossfit diye adlandırılan bir teknik uyguluyordu. Ben ise eliptik bisiklet ve adımlama aletleriyle çalışıp pilates ile de devam ediyordum. Ama artık ben de crossfit çalışmaya başladım.


Crossfitte birden fazla hareketi bir set haline getiriyorsunuz ve mola vermeksizin set tekrarı yapıyorsunuz.Setleri oluşturan bu hareketler tüm vücudu çalıştırmaya yönelikler. Tabi süre olarak kısa bir hedef belirliyorsunuz; mesela 15 dakika gibi. Her gün 15 dk ayırarak setleri bu süre içerisinde tekrarlıyorsunuz. Yorucu ve zorlayıcı ama çift olarak ya da bir arkadaş ile birlikte yapıldığında eğlenceli.
Sporda farklı bir şeyler denemek isteyenler için alternatif olabilir. Youtube üzerinden crossfit ile ilgili birçok çalışma videosuna ulaşabilirsiniz.
Crossfit dışında hafta sonları yürüyüş yapmaya gayret ediyoruz. Zaman mevzu bahis olunca şehire yakın kaçış noktalarına atıyoruz kendimizi.



Oksijen fazlalığının ayaklarımı yerden kestiği doğrudur:)

***
İki haftadır güzel bir şeyler ile uğraşıyoruz. Eşimin bir arkadaşı ve benim bir arkadaşımın yeni doğacak bebekleri için kokulu taşlar hazırladık. İlk grubu tamamlayabildik.



Minik Ela için annesi mor ve pembe renkler ile çalışmamızı istedi; model olarak da çiçek kızı seçti. Ezelden mor renk sever olmama rağmen ilk başta mor-pembe ikilisi için çekincelerim vardı. Ancak tonlar lila ve bebek pembe olarak bir araya gelince ortaya çıkanı ben de çok sevdim.


Diğer kokulu taş çalışmamız ise minik Deniz için hala devam ediyor. Annesi atlıkarınca modelini tercih etti; inci ve dantel detayı kullanmamızı istedi. 


Kısacası bizim buralar bu aralar mis koktu:)
Sevgiler...

2 Eylül 2014 Salı

Çiçek açtık!

Su sümbülü ile tanışmam eşimin akvaryum sevdasına tutulması ile oldu. 
Bitki akvaryumu kurma hevesiyle birçok bitki aldı. Gerçi sonrasında olay bitki çeşidinin yanında hafiften balıklara da sıçradı:)


Resimde göründüğü gibi sevimli bir bitki su sümbülü; akvaryuma yerleştirdiğinizde de çok güzel bir görüntüsü oluyor.


Su sümbülü çabuk çoğalan bir bitki, güneşi seviyor. Süs havuzlarında da tercih ediliyor. Apartman dairesinde yaşayınca süs havuzu bizim için hayal oluyor tabi ama balkonda büyük saksıların içinde de gayet güzel yetiştirebildik. 


Ve bugün emeğimizin bize dönüşü harika oldu. Su sümbüllerimiz çiçek açtı.



Hafif güzel bir kokusu da var çiçeklerin.



Şimdi annemlere verdiklerimizi bekliyoruz.
 Bakalım onlar ne zaman çiçeklenecekler.





9 Ağustos 2014 Cumartesi

Oğlum benim!

Kalbimizde asla doldurulamayacak bir boşluk daha açıldı bugün. 
Misket'im canım oğlum artık melek. 
Hislerimi ifade edecek fazla kelimem yok.
Beynim uyuşsun istiyorum; aklım dursun.
...


6 Ağustos 2014 Çarşamba

O kadar sinirliyim ki!

Düzgün cümleler kurmaya çalışıyorum bakalım sinirim buna ne kadar izin verecek.
Yaklaşık bir ay önce 12 yaşındaki oğluşumuz Misket rahatsızlandı. İştahı kesilmişti ve eski keyfi yoktu.

Misket'imiz, delikanlılık zamanları:)

İlk başlarda yaşının ilerlemesine yormuştuk bu durumu ancak çok sevdiği yemeklere bile burun kıvırmaya başlayınca işkillendik ve veterinere gittik. Herzaman gittiğimiz kliniği değil de annemlere yakın açılan bir kliniği tercih ettik. Etmez olaymışız.

Doktora gittik; muayene etti ve dil altı ile dişlerinde iltihap olduğunu antibiyotik tedavisi uygulayacağını söyledi. Başladık hergün iğneye gitmeye. Canım babam hergün Misket' imizi iğneye götürüp getirdi. İğneleri tamamlandıktan sonra son muayenede durumunun iyi olduğu ancak vitamin takviyesi gerektiğini söylendi bize ve üç gün de vitamin iğnesi oldu.
Tedavi tamamlandı ama hala iştahı yoktu. Bugün babam dayanamayıp eski veterinerimize götürdü ve bomba! Misket' ciğim meğer sarılıkmış! Elle muayenede doktor hemen anlamış ve teşhisi kesinleştirmek için kan almış. Sonuç aynı, sarılık.
Kan değerleri çok yüksekmiş hemen damar yolundan serum ile ilaç tedavisine başlanmış. Daha ileri tetkiklerle sorunun karaciğerden mi yoksa safra kesesinden mi kaynaklandığı tespit edilecek. On gün kadar veterinerde kalacak, tedavisine devam edilecek.
Şimdi gel de ilk teşhise lanet etme! O teşhis yüzünden kaç gün kaybettik. Maazallah, ya Misket'i kaybetseydik. Şeker' imizden sonra ikinci bir kayıp bize çok ağır gelirdi gerçekten:(
Şimdi ben o veterinere nasıl güvenebilirim? İnsan biraz yürekli olmalı; teşhis koyamıyorsan başka doktora yönlendir bari. Yanlış tedavilerle evlatlarımızın canıyla oynamak da ne oluyor!
Zeytin'in aşılarına da orada başlamıştık ama artık oraya götürmeyeceğim. Çünkü en son aşısından sonra aşı vurulan yerde şişlik oluşmuştu ve gidip adama hesap sormuştum. "Alerji olmuş aşıya karşı, geçer" demişti.
Güvenim derinden sarsıldı. 
Çok üzgünüz. Dilerim Misket'imiz tedaviye cevap verir ve sağlığına kavuşur.
İyi dileklerinizi bizden esirgemeyin lütfen.